Audio Consulting İkinci Ziyaretim - Özhan Atalay

 

Bu ikinci ziyaretim. Serge ile iyi arkadaş olduk, aynı şeylerin tekrarı olarak görülse bile ikinci ziyaretim birinciden daha farklı boyutlarda gerçekleşti. Artık daha tecrübeliydim. Buraya gelene kadar benim sistemim kainatta en iyi çalan sistemdi, artık değil

 

 

Audio Consulting, İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan küçük bir Hi-End firması. En büyük özellikleri, bilinen en iyi materyallerden maliyeti ne olursa olsun (Cost no Object) yararlanarak sistem ve ekipman geliştirmeleri. Özellikle geliştirdikleri ekipmanlar, tamamen doğal materyaller kullanılarak yapılıyor ve mümkün olan en az sayıda sentetik malzeme kullanılıyor.

 Audio Consulting firmasının sahibi Serge Schimidin bir fizik doktoru. Yıllarca MR ve benzeri tıbbi aletlerin dizaynı, kurulması ve teknik desteği üzerine çalışmış, bu arada Türkiye’ye de birkaç kez gelerek laboratuar kurulumları yapmış. Ancak yıllardır süre gelen Hi-Fi hobisi kaçınılmaz olarak onu Hi-Fi yoluna çekmiş.

 

 

Dr. Serge Schimidin, son yıllarda Hi-End piyasasında çok sayıda firma türedi diyerek başlıyor anlatmaya. “Sürekli sistemimi ilerletmek için yeni aletler satın alıyordum, hemen tüm bütçemi bu işe harcıyordum, ancak dikkat ettim ki genelde alınan aletlerin dizaynı ve görüntüleri değişiyordu, iç yapıları aynıydı, hatta kullanılan malzeme kalitesi her geçen gün düşüyordu. “ Yeni bir alet aldığımda eskisinden daha iyi çalmadığını fark ediyordum, sonunda tüm sistemimi kendim dizayn etmeye karar verdim ve Audio Consulting doğdu” şeklinde anlatıyor. (Aşağıda)

                          

                   

 

Öncelikle tüm elektronik cihazlarda bulunan, ancak özellikle lambalı amfilerin çıkış katlarında bulunan trafoları (transformatör) geliştirmeye başlamış. İlk yaptığımız trafo öyle müthiş bir şey oldu ki, taktığımız çok pahalı bir amfinin sesi şaşırtıcı bir şekilde değişti, güzelleşti diye anlatıyor. Ardından direnç (rezistör) ve bobin üretimi başlamış. Ağaç ve % 99,99 saflıkta gümüş tel kullanılarak yapılan eski model rezistorler ile kendi cihazlarını imal eden hobi sahiplerine mümkün olan en iyi parçalar sunulmaya başlanmış (aşağıda)

   

 

 Audio Consulting, dünyadaki ilk transformatörlü pre-ampli dizaynı ve üretimini gerçekleştiren firma. Silver Rock (Gümüş Kaya) adlı bu pasif pre ampli, tamamen kendine özgü bir dizayn.

Bu pre ampli de elektrik yok, direnç yok, kapasitör yok, volume pot yok. İçinde sağ ve sol kanallar için ayrı ayrı 24 tane üst üste sarılı gümüş trafo düşünün, power ampliye gönderilen sesi hemen hiçbir kayba uğratmadan 24 adımda düşürüyor. Bu pre amplinin tüm direnci sadece 200 Ohm, o da içindeki gümüş kablonun direnci. İçinde kullanılan kablolar insan saç telinden daha ince, bu yüzden yapımı bir hayli zor, fiyatı da bir hayli pahalı. Bu buluşu tüm elektronik dünyasını sarsmış, daha sonra benzer ürünler de ortaya çıkmış. Hepsini denediğini, ancak hiçbirinin henüz Silver Rock seviyesine erişemediğini belirtiyor. (altta)

 

 

 Silver Rock un içinde aşağıdaki özel trafolardan her kanal için bir adet kullanılıyor. İçi adeta örümcek ağı gibi

 

 

 

Son dizaynları ise pil ile çalışan 30 Watt lık bir power ampli. (Rock Solid)

Gerçekten muhteşem çalıyor. transistorlü değil, lambalı da değil, ve yaklaşık 1 kg ağırlığında. Kendi özel şarj edilebilir pili ile 2*30 watt ses üretirken şarj edilmeden yaklaşık 10 saat çalıyor. (Aşağıda)

 

 

 

Aşağıda Rock Solid pilli power amplinin iç yapısı görünüyor;

 

 Audio Consulting'in referans sistemi, kelimenin anlamı ile tam bir çılgınlık eseri. Kasalar, trafolar, dirençler, kapasitörler, diyotlar, kablolar, hemen tüm bileşkenler kendileri tarafından ve cost no object olarak üretilmiş.

 

 

Bu sistem elbette ticari olarak tasarlanmamış, araştırma ve geliştirme çalışmalarında kullanılıyor.

 

Aşağıda gördüğünüz bu çılgın alet bir Single Ended Amplifikatör ve sadece 4*5 Watt ses üretiyor. Evet yanlış duymadınız. İçine bir insanın girebileceği büyüklükteki bu amplinin kasa duvarlarına dikkat edecek olursanız kapatılmış delikleri görürsünüz. Nedeni ise kasasının içinin boşaltılıp kum ile doldurulmuş olması. Kasanın içi ise bakır izolasyon ile kaplı. İç malzemelerin lambalar hariç hemen tamamı kendi imalatları

 

 

   Bu çılgın hoparlörler ise İtalyan malı yüksek desibelli gümüş bobinli Supravox sürücüler modifikasyona uğratılarak geliştirilmiş. Hoparlör kasaları, 5 kat kurşun plaka, 4 kat kontrplak sıkıştırılarak özel olarak imal edilmişler.

 

 

Her bir hoparlör 375 kg, 4 tanesi yaklaşık 1,5 ton geliyor. Ayrıca tüm kasalar C37 tabir edilen ve kilosu 2.000 € olan özel bir vernik ile kaplanmış. (Altta)

 

 

 

Aşağıda modifiye edilmiş Verdier pikabı görebilirsiniz. Pikap pre amplisi de kendi imalatları

 

 

Aşağıda ise bazit bir DVD player modifiye edilerek A.Consulting in referans sisteminin kaynağı haline getirilmiş.

  

   Bu çılgın sistemi düzgün çalıştırmak için önce gelen elektriği iyileştirmeye ihtiyaç var diyor Dr. Schmidin. Özellikle 80 li yıllardan sonra toroidal trafoların kullanılmaya başlanması, bunun yanı sıra daha az yer kaplaması ve daha hafif olması sebebi ile elektronik aletlerde switch board tabir edilen güç ünitelerinin kullanılmaya başlanması elektriğimizin kalitesini öylesine düşürdü ki, neredeyse  Hi-End alet almak anlamsız hale geldi. şeklinde devam ediyor.

 

 

Aşağıda sistemi besleyen elektrik filtreleri görülüyor. Tüm parçaları Audio Consulting in kendi imalatı ve  % 99,99 saflıkta gümüş kablolar kullanılarak imal edilmiş.

 

   Bu elektrik filtrelerinin seste ne derece fark yarattığını anlayabilmek için sistemi uzunca bir süre dinledik, sonra filtreleri devreden çıkartarak gelen elektriği sisteme direkt bağladık, inanın 5 dakika bile dinleyemedik. Sesteki tüm doğallıklar ve tınılar gitmiş, yerine sanki başka bir sistem gelmişti.  Bu filtrelere taktığımız basit mono bir el radyosunun bile sesinin değiştiğini hayretler içinde gördük.

 

    Peki bu referans sistem nasıl çalıyor !

Geçen sene yine bir İsviçre seyahatim sırasında Dr. Schimindin’i ziyarete gitmiş ve bu sistemi dinlemiştim. Ancak bu sefer çok daha farkı bir sesle karşılaştım. Bunca yıldır dinlemediğim sistem kalmadı, bugüne kadar böyle bir sesi hiç duymadığımı rahatlıkla söyleyebilirim.  4*5 Watt gücünde çalan bir sistem ne kadar ses üretir diye düşünebilirsiniz, 50 kişilik bir partiye yetecek kadar güçlü ses vardı dersem umarım abartmış olmam. Demek ki watt, gücün tek ölçüsü değil. Özellikle ziller ve vurmalı çalgılar sanki yanınızda çalıyor. Müziğin tüm ambiyansını ve orada olma duygusunu yaşıyorsunuz.

 

Aşağıdaki resimde görünen Single Ended Triode 300B referans amfinin ismi Das Glasperlenspiel. Tüm malzemeleri gümüşten üretilmiş. Kasası ise cidarları kum dolu ahşap. WE 437A Nos giriş lambası ile Mesh Plate 300B çıkış lambası kullanıyor. Yaklaşık 2*8 Watt güç üretiyor.

 

    

 

 

Das Glasperlenspiel’in switch board power supply ünitesi ise yine tüm malzemeleri gümüş ve cidarları kum ile dolu. Yaklaşık satış fiyatı 25.000 €

 

 

 

 

Audio Consulting, insan çılgınlığı ve hayal gücünün hangi derecelere çıkabildiğinin sanki bir abidesi gibi karşımızda duruyor.

Daha fazla bilgi gerektiğinde www.audio-consulting.ch adresini ziyaret edebilirsiniz.

Aralık 2003   Home & Technology Dergisi Şubat 2004 sayısında yayınlanmıştır.